18 Ağustos 2015 Salı

ÖNLEMEK, ÖDEMEKTEN DAHA UCUZ VE İNSANİDİR...........

         Çalışma hayatının içinde olan herkes, (hatta hayatın içindeki hepimiz) sürekli şartlarımızdan, koşullarımızdan yakınıyoruz. Kanunlar, kurallar, yöneticiler, sorumlular sürekli başkaları tarafından eleştirilere tabi tutuluyor. Gelişmenin olması için elbette eleştiriye ihtiyaç var. Ancak eleştiriler genellikle sürekli şikayet eden, dedikodu eden bireyler haline getirebiliyor bizleri.
        6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği kanunu da yürürlüğe girdiği 2013 yılı başından beri sürekli tartışılıyor ve zaman zaman revize ediliyor. Bu kanunun ve  gelişmiş ülkelerde Modern İş Sağlığı ve Güvenliği disiplininin(anlayışının) getirdiği en önemli farklılık İŞYERİNE Özel ve PROAKTİF olmasıdır. Yani her iş yeri (genel önlemlerin yanında) kendi risklerini belirlemeli ve buna göre İSG çalışmasını yapmasıdır.
        Yazının başında belirttiğimiz gibi toplumsal ruh halimizle 6331 Sayılı İSG kanunu da sürekli eleştirilen , yerden yere vurulan bir kanundur. Ancak ülkemizde iş kazalarının hiç hız kesmeden sürmesi (hatta artış göstermesi) tüm tarafların eleştiri ve laf üretmeden ziyade insiyatif almasını zorunlu kılmaktadır. Evet bu kanunun değişmesi gereken ,revize ihtiyacı olan kısımları olabilir. Ancak kanununda desteğiyle iş yerlerinde almamız gereken, değiştirmemiz gereken o kadar çok nokta var ki bu konuda hepimize iş düşüyor. İş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri, İşverenler, yöneticiler, teknik elemanlar ve diğer tüm çalışanlar olarak İSG , İş kazaları açısından ülke sicilimizi düzeltmek için çok çalışmamız gerekiyor.